Metal Neden Ahşaptan Daha Soğuk Hissettirir?
Deri sıcaklığı değil, ısının ne kadar hızlı çekildiğini ölçer. Aynı odadaki iki nesnenin farklı hissettirmesinin ardındaki basit ilke.
Selin Erdemir 4 dk okuma
Aynı odada duran iki nesneye dokunun: bir metal kapı kolu ve yanındaki ahşap raf. Metal belirgin biçimde soğuk gelir, ahşap ise ılık. Oysa ikisi de aynı odada, aynı sıcaklıkta durmaktadır. Elin verdiği bilgi ile gerçek arasındaki bu fark, günlük hayatta en sık karşılaştığımız yanıltıcı algılardan biridir.
Bunun sebebi, derimizin sıcaklık ölçmemesidir. Deri, sıcaklığın kendisini değil, ısının ne kadar hızlı gidip geldiğini algılar. Bu ayrım anlaşıldığında, mutfaktan giyime kadar pek çok gündelik durum daha anlaşılır hale gelir.
Deri Ne Ölçüyor?
Elinizdeki sinir uçları bir nesnenin kaç derece olduğunu bilmez. Yaptıkları iş, derinin kendi sıcaklığındaki değişimi fark etmektir. El bir nesneye değdiğinde ısı, sıcak olandan soğuk olana doğru akmaya başlar.
Bu akış hızlıysa deri hızla soğur ve nesneyi çok soğuk olarak algılarsınız. Akış yavaşsa deri sıcaklığını korur ve aynı nesne ılık hissedilir. Yani hissettiğiniz şey nesnenin sıcaklığı değil, ısıyı ne kadar hızlı çektiğidir.
Isı İletimi Neden Malzemeye Göre Değişir?
Metaller ısıyı çok iyi iletir. Yapıları, enerjinin madde içinde hızla yayılmasına uygundur. Bu yüzden bir metale dokunduğunuzda elinizden çekilen ısı hemen nesnenin geri kalanına dağılır ve temas noktası soğuk kalmayı sürdürür.
Ahşap, plastik ve kumaş ise kötü iletkendir. Yapılarında ısının ilerlemesini yavaşlatan boşluklar ve düzensizlikler bulunur. Elinizin verdiği ısı temas noktasında birikir, o nokta hızla ısınır ve akış yavaşlar. Sonuç, ılık bir his olur.
Havanın kendisi de çok kötü bir iletkendir. Bu yüzden içinde çok sayıda küçük hava boşluğu barındıran malzemeler yalıtım için tercih edilir.
Aynı İlke Kışlık Giysilerde
Kalın bir kazağın sizi ısıtması, kendi ısı üretmesinden kaynaklanmaz. Yaptığı iş, bedeninizin ürettiği ısının kaçmasını yavaşlatmaktır. Örgünün arasındaki hava boşlukları bu yavaşlatmayı sağlar.
Bu yüzden birden fazla ince katman, tek bir kalın katmandan çoğu zaman daha iyi korur. Katmanlar arasında sıkışan hava ek yalıtım sağlar. Aynı sebeple ıslanan bir giysi ısıtma özelliğini büyük ölçüde kaybeder; su, havanın yerini alır ve ısıyı çok daha hızlı iletir.
Mutfakta Görünen Sonuçlar
Metal bir tencerenin sapının çabuk ısınması ile ahşap ya da plastik sapın uzun süre tutulabilmesi aynı ilkenin sonucudur. Aynı şekilde, sıcak bir tepsiyi kuru bir bezle tutabilirsiniz ama bez ıslaksa elinizi yakar; çünkü su ısıyı hızla iletir.
Dondurulmuş bir yiyeceği metal bir yüzeye koymak, aynı yiyeceği tahta bir tabakta bırakmaktan daha hızlı çözülmesini sağlar. Burada da metal, ortamdaki ısıyı yiyeceğe daha hızlı taşır.
Havanın Sıcaklığı ile Hissedilenin Farkı
Aynı mantık dışarıda da işler. Rüzgârlı bir günde hava sıcaklığı değişmese bile daha soğuk hissedilir. Sebep, rüzgârın deri çevresinde oluşan ince ılık hava katmanını sürekli süpürmesi ve ısı kaybını hızlandırmasıdır.
Nemli hava da benzer biçimde etki eder. Su buharı ısı taşınmasını kolaylaştırdığından, aynı sıcaklıktaki nemli bir ortam kuru bir ortamdan daha soğuk ya da daha bunaltıcı hissedilebilir.
Bu yüzden hava durumu bilgisinde ölçülen sıcaklık ile hissedilen sıcaklık ayrı ayrı verilir. İkisi arasındaki fark bir hata değil, iki farklı şeyin ölçülmesidir.
Evde Fark Yaratan Kullanımlar
Bu ilke ev içinde birçok küçük kararı açıklar. Soğuk bir zeminde çıplak ayakla yürümek rahatsız ederken, aynı sıcaklıktaki halının üzerinde yürümek rahat gelir. Halının içindeki hava boşlukları ısı akışını yavaşlatır.
Yatakta da benzer bir durum vardır. Aynı odada duran bir yorgan ile metal bir karyola başlığı çok farklı hissedilir. Yatak örtüsünün ilk anda serin gelip kısa sürede ısınması, temas noktasının hızla ısınmasıyla ilgilidir.
Mutfak tezgâhında da aynı fark görülür. Metal bir tezgâh her zaman serin hissedilirken ahşap bir yüzey ılık gelir, oysa ikisi de aynı ortamdadır. Hamur işlerinde serin kalan yüzeylerin tercih edilmesi bu özellikle doğrudan ilgilidir.
Pencere kenarında hissedilen serinlik de çoğu zaman hava sızmasından değil, cam yüzeyinin ısıyı hızla dışarı taşımasından kaynaklanır. Perde ya da kalın bir örtü, arada ek bir yavaşlatıcı katman oluşturarak bu hissi azaltır.
Dokunmanın bize sıcaklık değil hız bilgisi verdiğini bilmek, gündelik pek çok tuhaflığı açıklar. Elin yanıltıcı görünen tepkisi aslında son derece tutarlıdır; yalnızca sandığımız soruyu değil, başka bir soruyu cevaplamaktadır. Bir dahaki sefere soğuk gelen bir yüzeye dokunduğunuzda, aslında o yüzeyin ne kadar iyi bir iletken olduğunu ölçtüğünüzü hatırlayabilirsiniz.